Gönderen: wadecan | Ekim 29, 2009

Google’ın Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim logosu

Gönderen: wadecan | Ekim 21, 2009

Wii ‘ de Karardı…

Dünyanın dört bir yanını saran Wii tutkusu artık siyah! Avrupa ile aynı anda Türkiye’de 20 Kasım 2009 tarihinde satışa sunulacak Siyah Wii konsolu, çarpıcı rengi ve parlak karizmasıyla dikkat çekiyor.

Siyah aksesuarlarıyla birlikte sınırlı sayıda üretilen tasarım harikası Siyah Wii; siyah Wii kumandası, Wii Motion Plus, Nunchuk, Wii Sports Resort ve Wii Sports ekipmanlarıyla birlikte oyun tutkunlarının hayatını renklendirmeye hazırlanıyor. Siyah Wii paketi, sınırsız interaktif eğlence anlayışını da birbirinden farklı spor oyunuyla canlandırıyor!
www.veteknoloji.com
Oyun tutkunlarıyla paket halinde buluşacak olan Siyah Wii, Avrupa’da 1 milyondan fazla satan efsane Wii Sports Resort ile büyük bir adada, 12 heyecan dolu sporla eğlenceli saatler vaat ediyor.
www.veteknoloji.com
Sınırlı sayıda üretilen ve siyah rengiyle muhteşem bir deneyim yaşamanızı sağlayacak Siyah Wii, tüm seçkin elektronik ve oyuncak mağazalarında sizleri bekliyor.Süper tasarım gerçektende göz kamaştırıcı olmuş…Siyah ile aquanın uyumu gerçektende çok şık.

Gönderen: wadecan | Ekim 18, 2009

PlayStation 3 Ama 250 GB’lık

20091018022743_playstation3md8

Sony, PlayStation 3 için yeni bir model hazırladı. Bir süredir ortalıkta dedikodusu dolaşan 250 GB sabit diskli PS3, sonunda resmi olarak duyuruldu.

349.99$ fiyat biçilen yeni model, böylece sabit disk kapasitesi olarak Xbox 360’ın en yüksek modelini yakalamış oldu. 3 Kasım’da Kuzey Amerika’da piyasaya sürülecek olan model için Avrupa çıkış tarihi konusunda ayrıca bilgi verilmedi.

Açıkçası ben daha değişik biçimlerde piyasaya farklı bir şey ortaya koymak taraftarıyım . Play Station 3 artık tamamen değişime uğramalı , zamanı geldi sanırım.Sadece hafıza değil başka fikirleride büyütmek gerekli diye düşünüyorum…

Gönderen: wadecan | Ekim 16, 2009

Pervanesiz Vantilatör…

20091015015837_vantilator

İngiliz mucit James Dyson’dan ilginç bir icat; pervanesi olmayan vantilatör!

Daha önce torbasız elektrik süpürgesi ve havlusuz el kurutma makinesi gibi makineler yaratan James Dyson, şimdi de pervanesi olmayan vantilatörle yine farklı bir tasarımın müjdesini veriyor.

Pervaneleri olmadan da tıpkı diğer vantilatörler gibi güçlü ve soğutucu etki yaratabilen bu icat, bilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi. Dyson, tasarımına ‘hava çoğaltıcı’ ismini vermiş.

Kanatları olmadan pervane peki nasıl çalışıyor?
Aslında gizli kanatları var ancak bunlar cihazın iç kısmında saklı. Hava çoğaltıcı, çevresindeki havayı önce haznesine çekiyor.

inceltilmiş havadan güçlü ve serinletici bir esinti yaratabiliyor. Fikrin aklına, hava üfleyen el kurutucularından geldiğini söyleyen Dyson, üç yıllık geliştirme ve bir yıllık deneme aşamasının ardından bugüne geldiklerini belirtti. Vantilatör, daire boyunca dönen 1.3 milimetre genişliğindeki bir yarıktan üfleniyor. Hareket eden havanın hacmi 15 kat artıyor. Üstelik bu vantilatörlerde “havayı kesen” pervaneler bulunmaması nedeniyle, hava yüzeye kesintisiz ulaşıyor.Yaratıcısı, bu vantilatörden çıkan hava akımının, normal fanlar tarafından üretilenden daha yumuşak ve ferahlatıcı olduğunu söylüyor.


Gönderen: wadecan | Ekim 15, 2009

Windows 7′ye Az Kaldı

windows7

Daha deneme parti paketleri piyasaya sürüldüğünde büyük yankı uyandıran,fiyatı 200 dolara ulaşsa bile alınan windows 7 , 22 Ekimde start verecek.

Bir XP kadar hızlı performans ve bir vista kadar (dahada üstün) üstün bir arayüz.Windows-7-13

Windows anlaşılan bu büyük patlamayı(big bang) gerçekleştirip tüm dünya bilgisayarlarını ele geçirmek istiyor.En zayıf bilgisayarlarda bile sorunsuzca çalışması dahada büyük bir ilgi uyandırıyor.Hemde sistemde Vista’dan daha az yer kaplıyor.Windows çeşitli atılımlarla günden güne büyüsede rekabet her her zaman olucak ve rekabet arttıkça çok daha müthiş işler çıkacak ortaya.

Windows 7 bu sefer tema olarak çok güzel bir yaklaşım içerisine girmiş şeffaf görünüm gözleri kamaştırıyor anlaşılan iş hayatında da böyle şeffafız demeye getiriyorlar.Arayüz sonuçta.

Rekabet Devam Etsin

Gönderen: wadecan | Ekim 4, 2009

IE Ve Bing’den Kötü Haberler Var

Hem Bing, hem IE’den Microsoft’a kötü haber.

01-_Microsoft_Almanya_kampusu

Hiç birşeyden çekmedi, internetten çektiği kadar: Bing ve IE kan kaybetti, Microsoft’un yüzü asıldı.

İnternet konusunda en güvenilir istatistik araştırmacılarından biri olan StatCounter’dan Microsoft’a kötü haber geldi. StatCounter’ın raporuna göre Microsoft’un arama motoru Bing, Eylül ayı rakamlarına göre kullanım oranında %2,59′a geriledi. Bu Haziran ayındaki en yüksek kullanım oranı olan %3,59′a göre tam %28′lik bir gerileme anlamına geliyor. Dünyanın pek çok ülkesinde görülen bu gerilemeye tek istisna İngiltere oldu ve Bing İngiltere’de Haziran ayındaki %2,78′lik payını geliştirmeyi başarıp %2,84′e yükseltti.

adsız

Bing için güzel zamanların yerini sıkıntı bırakırken, diğer bir araştırma firması olan NetApplications da Microsoft’un yüzünü güldüremedi. NetApplications’ın son raporuna göre Internet Explorer’ın kullanım oranları da düşmeye devam ediyor. Internet Explorer’ın rakiplerinin neredeyse tümü kullanım oranları arttırırlarken Internet Explorer halen bir numara olmasına rağmen kullanım payı %65,71′e geriledi. İkincisi sıradaki Firefox %23,3′ten %23,75′e, üçüncü sıradaki Safari %4,1′den %4,24′e ve dördüncülükteki Chrome %2,9′dan %3,17′ye ilerledi.

20091003082611_grafik

WADECAN

20091001032555_googlelogo

Google’ın neden “internetin 1 numarası” olduğunu hiç düşündünüz mü? İşte size 5 neden…

Google geçtiğimiz günlerde haberini yaptığımız üzere 11. yaş gününü kutladı. Google, kendisinden önceki arama krallarını devirerek tahtın hakimi oldu. Bir şeyi internette aramak için “Googıllamak” tabiri bile ortaya çıktı ve yaygın bir şekilde kullanılıyor. İnternetin en önemli parçası haline gelen bu arama motoru, sadece bununla kalmadı. Google’ın hayatımıza kattığı teknolojiler, kullanıcıların vazgeçemediği araçlar halini aldı.

İşte Google’ı vazgeçilmez yapan projelerden 5 tanesi…

Google Books

Google’ın en çok dava alan projesi, telif hakları engellerine takılıp duruyor. Bununla birlikte Google’ın açıkladığı şekliyle çok etkileyici bir proje. İnternet üzerinde İskenderiye Kütüphanesi gibi bir abide meydana getirmeyi hedefleyen, hırslı bir proje. İnsanlığın bilgiye özgürce ve kolayca erişimi açısından inanılmaz faydalı.

Google Books milyonlarca baskıdan kalkmış nadide kitabı tarayıp internete yüklerse, bu kitapların tarihten silinmesini engellemiş olacak.

Gmail: Neleri değiştirdi?

Internet üzerinde olmazsa olmazlardan biri de e-posta hizmetidir. Google’ın Gmail’ı sunduğu dev depolama alanıyla bir daha hiç posta temizliği yapmaya gerek bırakmıyor. Rakipleri olan Hotmail ve Yahoo Mail’ı da zorlayarak, farklı posta hizmetlerini seven kullanıcılar için de olumlu bir etkisi oldu.

Rekabet yarattı, bu da bütün kullanıcıların işine geldi. Aslına bakılırsa bu rekabet sadece kullanıcıların değil, Yahoo ve Microsoft’un da yararına oldu. Gelişen hizmetler sayesinde onlar da kullanıcı sayılarını arttırdılar.

Gmail, Google’ın bütün hizmetlerini birleştiriyor ve bu sayede pek çok günlük işi tek bir yerden kolayca yapmaya imkan tanıyor. Kullanıcı dostu, iyi tasarlanmış bir e-posta hizmeti.

Google Earth ve Google Maps: Adres bulmak

Bir zamanlar MapQuest vardı ancak bu Google Maps ve Google Earth ile değişti. Devamlı birbirinden ilginç özelliklerle haberlere konu olan bu uygulama, dünyanın etkileyici manzaralarını bütün kullanıcıların gözleri önüne seriyor. Bir zamanlar sadece gelişmiş ülkelerdeki askeri kuvvetlerin elinde olan uydudan gözlem yeteneğinin, sıradan vatandaşın kullanımına açılması dev bir olaydır.

Elbette bu haritalar üzerinde bazı askeri tesisler sansürlenmiş durumda ama bu sıradan kullanıcıları pek ilgilendirmiyor. Günlük hayatta insanlar ilk kez gidecekleri bir yerin adresini aldıktan sonra Google’a girerek bu yerin haritasına ve krokisine bakarak gidecekleri yeri önceden kolayca keşfedebiliyorlar ve nasıl ulaşacaklarını planlayabiliyorlar.

Google’ın bu hizmetleri pek çok öğrenciye sınava girecekleri yeri öğrenme, tatilcilere önceden bir göz gezdirme ve rota kestirme imkanı sundu, sunmaya da devam ediyor.

Chrome internet tarayıcı: Hızlı JavaScript

Google Chrome internet tarayıcı henüz Pazar payı küçük olmasına karşın oldukça seviliyor. Güçlü JavaScript yetenekleri sayesinde çok hızlı açılıyor ve sayfaları çok hızlı yüklüyor. Elbette her internet tarayıcının kendisine göre avantajları ve kullanım kolaylıkları var. Bununla birlikte pek köklü olmayan bu tarayıcı, uzun yıllardır bu işi yapan Internet Explorer, Mozilla Firefox, Apple Safari ve Opera ile sağlam bir rekabete girmeyi başardı.

Sekmeleri yalıtmasıyla tarayıcı çökmelerine karşı iyi bir önlem alan ve güvenliği yükselten Google Chrome, geliştirilmeye devam ediyor. Sony dizüstü bilgisayarlara da kurulu geliyor. Bu sayede pazar payını arttırabilir.

Google Docs: Birlikte çalışma

Microsoft Office’in en büyük rakibi olan bu uygulama, Open Office gibi açık kaynak kodlu ofis uygulamalarından çok daha fazla ilgi çekti. Word, Excel ve Powerpoint’te yapılan işleri ücretsiz olarak bu hizmet üzerinden yapmak mümkün. Microsoft, Office’in Web sürümünü bu yüzden hazırlamak zorunda kaldı.

Google Docs’un en önemli özelliklerinden biri de ortak çalışma platformu sunmasıydı. Aynı dokümanlar üzerinde çalışan kullanıcılar için büyük kolaylık sundu. Google Docs gelişmeye devam ediyor ve bazı iş yerlerinde Office alternatifi olarak kullanılıyor. İnternet üzerinden çalışan bu uygulamalar, kurulum gerektirmeden herhangi bir bilgisayardan erişilebildikleri için kullanıcılara büyük özgürlük sunuyorlar. Google Docs ile bilgisayar değiştirirken verileri elle internete yüklemek, USB belleğe atmak ya da senkronize etmek gerekmeden çalışmayı sürdürebilen kullanıcılar, bu rahata alışıyor.

WADECAN

20090929093617_klavye

Microsoft’tan çoklu dokunmatik sanal klavye. Dokunmatik klavyelerin en büyük sorunu.

Hem sanal, hem dokunmatik: Microsoft klavyelerin ergonomisi meşhurdur ama bu klavyeye çok farklı.

Microsoft’un donanım departmanı, yazılım departmanından daha çok övgü alıyor. Microsoft’un bugüne kadar tasarladığı klavye, fare, joystick gibi donanımlar hep büyük takdir topladı. Çünkü bu çevre birimler bilgisayar kullanımının en önemli parçası olan insan- bilgisayar etkileşimini sağlıyor. Bu etkileşimin rahat ve kolay olması çok önemli.

Sıradan klavyelerde parmakların altındaki tuş dizilimine alıştıktan sonra, tuşların basınca verdiği tepki sayesinde gözler ekranda yazı yazmak oldukça kolay. Ancak dokunmatik klavyelerde iş biraz zorlaşıyor. Düz bir masa üzerine yansıtılan klavyede kazayla boş bir alana basmak oldukça kolay, çünkü fiziksel tuşlar ellerimize rehber olurken bunun eksikliğini hissediyoruz. Bu da ekrana değil, klavyeye bakarak yazma alışkanlığına dönüşüyor ve yazım hızını ve kontrolünü oldukça yavaşlatıyor. Dokunmatik ekranlarda sanal klavyede yazı yazarken de kullanıcının parmağını nereye bastığına bakması gerekiyor.

Microsoft’tan parlak bir fikir, yaratıcı bir çözüm. Şekil değiştiren klavye!

Microsoft’un çözümü olan yeni bir teknoloji

Microsoft’un patentini aldığı yeni teknoloji, bütün bilgisayar kullanıcılarının en çok kullandığı cihazı, yani klavyeyi ilgilendiriyor. Dokunmatik klavyelerin en büyük kullanım sorunlarından biri bu sayede çözülüyor.

Microsoft’un patenti, sanal çoklu dokunmatik bir klavyede ellerin pozisyonunu algılıyor. Avucun ve parmakların değdiği noktaya göre ele uygun boyutlarda ve elin duruş açısına uygun bir şekilde klavyeyi oluşturuyor. İki el farklı açılarda ve yerlerde durduğunda ortaya iki parçalı bir klavye çıkmış oluyor. Patente göre bu sanal klavye ekranın herhangi bir yerinde belirebiliyor.

Bu klavyenin gerçekten kullanışlı olup olmayacağı henüz kullanımda bir örneği olmadığı için tartışmalı olsa da, insan eline göre pozisyon değiştiren ve şekil alan bir klavye tasarımı gerçekten ilginç bir fikir.Bakalım ilerliyen saatlerde yelkovan teknoloji için neleri gösterecek…

WADECAN

Gönderen: wadecan | Eylül 26, 2009

Yok Artık Windows 8

Ve işte, karşınızda Windows 8!

windows8

Windows 7 gün sayarken MS Windows 8 üzerinde çalışmaya başladı bile: İşte açıklanmayan detaylar.

Microsoft Windows 7′nin çıkışın yaklaşmasıyla birlikte gözler bir sonraki işletim sistemine, Windows 8′e dönüyor.

Microsoft Management & Services bölümünden teknik bir eleman olan Anders Vindberg Windows 8 için planlama toplantıları düzenlendiğini kabul etti. Oluşturulan 12 çalışma grubundan 8 ya da 9 tanesi sistem yönetimiyle ilgileniyor. Microsoft Nisan ayında bu alanda ve Windows 8′de Distributed File System Replication üzerinde çalışmak üzere geliştirici arıyordu.

Windows 8 ile ilgili detaylar, Microsoft’un işe almak istediği çalışan profillerinden takip edilebiliyor. Ortaya çıkan özellikler uyku modu (Hibernate/Resume/Integration) program arayüzü geliştirmeleri, yeni TLZ dosya sıkıştırma motoru entegrasyonu gibi özellikler oluyor.

Ortaya çıkan diğer detaylar arasında PatchGuard ile kernel yama koruması da yer alıyor. Bı özellik hackerlarn ve anti-virüs yazılım firmalarının işini biraz daha zorlaştıracak.

Windows 8 ne zamna çıkacak?

Windows 8 Server’da Dublin uygulama sunucusu da yer alıyor. Microsoft yetkilileri geçen yıl Dublin’in Windows Server’a entegrasyonunun uzun vadeli hedefleri olduğunu açıklamışlardı. Windows 8 Server’ın daha güçlü bir veri merkezi işletim sistemi olması bekleniyor.

Microsoft bunlarla kalmayarak müşterilerine halka açık bulut bilgi işlem host işlemine ilaveten Windows Server üzerine yoğunlaşmış, özel bir bulut bilgi işlem sistemi sunacak. Windows Azure takımı tarafından geliştirilen bazı özelliklerin de Windows 8 Server’a dahil edilmesi bekleniyor.

Windows 8 henüz çok erken aşamalarda ve 2011′den önce olgunlaşması beklenmiyor. Microsoft yetkililerinin bu yeni işletim sistemini büyük mü, yoksa küçük mü olarak nitelendireceği ise merak ediliyor.Bakalım daha bizi neler bekliyor…

WADECAN

Gönderen: wadecan | Eylül 25, 2009

0 (Sıfır) Watt’lık Bir PC

Fujitsu’dan hem çevreci hem az enerji tüketen PC.

_f_esprimo_p7935__2_jpg-14

Kurumlara yaklaşık yüzde 60 enerji tasarrufu sağlayan 0-Watt PC’ler, artık istediğiniz an uyanıp çalıştıktan sonra arzu ettiğiniz dakika uykuya dalacak.

proGREEN Selection ailesine katılan 0-Watt PC’ler, enerji verimliliği ve çevre standartlarında sınıfının en iyisi kabul ediliyor.

Avrupa’nın lider BT altyapı sağlayıcısı olan Fujitsu, Dinamik BT Altyapıları vizyonu çerçevesinde kurumların enerji maliyetlerini azaltan çevre dostu teknolojiler sunmaya devam ediyor. Yeşil BT kavramı çerçevesinde Fujitsu’nun en son duyurduğu ürünler arasında, markanın proGREEN Selection ürün ailesine katılan 0-Watt PC de yer alıyor.

Bu yılki CeBIT Fuarı’nda tanıtılan yüksek enerji tasarrufu sağlayan 0-Watt PC, ESPRIMO E7935 0-Watt küçük kasalı (small form factor) ve ESPRIMO P7935 0-Watt kule (microtower) olmak üzere iki ayrı model olarak pazara sunuldu. Fujitsu’nun çevre duyarlılığını yansıtan ürünlerinden oluşan proGreen Selection ailesi, aynı zamanda kanal ortaklarına ve kullanıcılara enerji giderlerinden tasarruf etmelerini sağlayan akıllı çözümler sunuyor.

Enerji verimliliği ve çevre standartlarında sınıfının en iyisi

Fujitsu proGREEN Selection ailesinin tamamı, ENERGY STAR® 5.0, Nordic Swan ve Blue Angel gibi tüm ilgili çevre standartları ve Avrupa Birliği mevzuatı ile uyumlu ürünlerden oluşuyor. Hatta mevcut yasal gerekliliklerin üzerinde performans sergileyen bu ürünlerin çoğu, enerji verimliliği ve çevre standartlarında sınıfının en iyisi olarak kabul görüyor.

Yeni 0-Watt PC modelleri şirket PC’lerinin bakım, yönetim ve korunmasını sağlayan güvenlik ve yönetim özelliklerine sahip. Intel® vPro™ Teknolojisi’ni sunan 0-Watt PC’ler sayesinde BT yöneticileri, toplam sahip olma maliyetlerini ciddi oranda azaltacak.

Normal bir PC’den yüzde 60 oranında daha az enerji harcıyor

Bu yılın başlarında tanıtılan 0-Watt PC teknolojisi, bu kez Fujitsu’nun geliştirdiği çarpıcı bir yenilikle geliyor. Yeni teknoloji sayesinde 0-Watt PC’ler, kapalıyken veya uyku modunda hiç enerji harcamazken, istenirse önceden ayarlanan belli bir zaman aralığında yeniden çalışır hale gelebiliyor. Yazılım güncellemesi için PC’nin normal çalışma saatlerinin dışında, belirli saat dilimlerinde otomatik olarak uyanmasını sağlamak mümkün. Çalışma bitince cihaz tekrar 0-Watt stand-by modunda uykuya dalıyor.

0-Watt teknolojisine sahip bir PC, standart teknolojilere oranla yaklaşık yüzde 60 oranında daha fazla enerji tasarrufu sağlıyor. Özellikle çok sayıda PC’yi yönetmek zorunda olan kurumlar için elde edilen verimlilik kazancı Fujitsu 0-Watt PC sayesinde önemli oranda artıyor.

Hedef KOBİ’lerin çevreye duyarlılığını artırmak

Fujitsu’nun çevreye olan duyarlılığına dikkat çeken Fujitsu Technology Solutions Genel Müdürü Halit Zaim 0-Watt PC ile ilgili olarak sözlerine şöyle devam etti:
“proGREEN selection ailemize 0-Watt-PC’yi de ekleyerek, Fujitsu’nun Yeşil BT vizyonu ile tamamen uyumlu, çevre bilincine sahip ürün yelpazesi sunma hedefimizde önemli bir adım daha attık. Çevreye duyarlı ürünlerimizle Türkiye’nin bel kemiğini oluşturan, ülkemizi geleceğe taşıyan KOBİ’lerimizde farkındalık yaratabilmeyi arzu ediyoruz. Dolayısıyla, iş ortaklarımızdan özellikle müşterilerimize benimsediğimiz Çevreci BT’nin gelip geçici bir yaklaşım olmadığını anlatmasını isterken, onlara mümkün olan en iyi desteği sunmayı hedefliyoruz.”

WADECAN

Eski Gönderiler »

Kategoriler